Pazartesi, Mayıs 11

Haber7-ÖZEL

Ana muhalefet partisi CHP’de kapalı kapılar ardında kurulan ve “CHP’de Adaylık Borsası” olarak adlandırılan karanlık sistem, soruşturma dosyalarına giren şok ifadelerle gün yüzüne çıktı. Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in itiraflarıyla derinleşen skandal, belediye başkan adaylıklarının vizyon ve projelerle değil, milyonlarca euroluk “seçim tarifeleriyle” belirlendiğini ortaya koydu. Türk demokrasisinin temeline dinamit koyan bu mekanizma, liyakati tamamen devre dışı bırakarak siyaseti bir ticaret sahasına dönüştürmüş durumda.

LİYAKAT GEREKMEZ: GEÇİŞLER GENEL MERKEZ’İN KASASINDAN 

Geleneksel siyaset anlayışında adaylıklar halktaki karşılık, vizyon ve projelerle kazanılırken, CHP’de son soruşturmalarla ortaya çıkan tablo adaylıkların adeta bir borsaya bağlandığını gösteriyor. Bu yapı içerisinde aday adayları, halkın terazisinden önce Genel Merkez’in kasasından geçmeye zorlanıyor. Adaylığın değeri, büyükşehirlerin bütçesine veya rant potansiyeline göre belirlenen bir piyasa değerine dönüştürülmüş durumda. Bu durum, siyasetin halka hizmet aracı olmaktan çıkıp belli odaklara finansman sağlama kapısı haline geldiğini kanıtlıyor.

TÜRK SİYASETİNİ DÖVİZ BÜROSUNA TAŞIDILAR

Soruşturma dosyalarına yansıyan ifadelerdeki rakamlar dudak uçuklatıyor. Özellikle “1 Milyon Euro” gibi astronomik bedellerin telaffuz edilmesi, yerel yönetimlerin halka hizmet makamı değil, birer ihale bedeli olarak görüldüğünün en somut kanıtı olarak kayıtlara geçti. Paranın Türk Lirası üzerinden değil de doğrudan döviz cinsi üzerinden talep edilmesi, milletin kutsal emaneti olan siyasi vazifelerin bir döviz bürosu seviyesine indirgendiğini gösteriyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel

PAZARLIK MASASINDA CHP TİPİ YARDIM: “TAMAMLA GETİR SİSTEMİ”

Adaylık borsasının işleyişi, iddialara göre kurumsallaşmış bir hiyerarşi ile yürütülüyor. Süreç, en üst makamlardan alınan “olur” ile başlıyor ve ardından siyaset baronları olarak nitelendirilen aracı isimler devreye giriyor. Bu isimlerin “yardım talebi” adı altında aday adaylarını arayarak kurduğu baskı, sistemin ne kadar sistematik işlediğini kanıtlıyor. Pazarlık masalarında kurulan “şu kadara tamamla, öyle gel” cümlesi, liyakatin yerini paranın gücüne bıraktığının en net ifadesi oluyor.

SİYAH ÇANTA DİPLOMASİSİ VE X-RAY KURNAZLIĞI

Kirli çarkın işleyişindeki yöntemler ise adeta polisiye filmleri aratmıyor. Paraların dijital iz bırakmayan FaceTime ve WhatsApp gibi uygulamalar üzerinden talep edildiği, teslimatların ise sırt çantalarıyla yapıldığı belirtiliyor. Takibe takılmamak için X-Ray cihazlarından iPad arkasına gizlenerek geçirilen paralar, sürecin hukuki bir zeminden ne kadar uzak ve tamamen kayıt dışı bir operasyon olduğunu tescilliyor. “Siyah çanta diplomasisi”, CHP koridorlarında dönen kirli dolapların boyutunu gözler önüne seriyor.

HALKIN EMANETİNE EURO İPOTEĞİ

“Adaylık Borsası” kavramı, sadece bir yolsuzluk iddiası olmanın ötesinde, halkın seçme hakkına konulmuş bir ipotek olarak değerlendiriliyor. Eğer bir belediye başkanı, o koltuğa oturmak için milyonlarca euroyu bu borsaya yatırmak zorunda kalıyorsa, göreve geldiğinde önceliği halka hizmet değil, bu “yatırımın geri dönüşünü sağlamak” oluyor. CHP içerisinden yükselen bu itiraflar, partinin demokratik bir yarış alanından ziyade, adaylıkların açık artırmaya çıkarıldığı bir pazar haline geldiği algısını perçinliyor.


KAYNAK: HABER7

Share.
Exit mobile version