Cuma, Mayıs 8

Evlilik endüstrisi. Başlangıç paketi ayrı, çıkış paketi ayrı. İlk yılların heyecanı, yerini stres testine bıraktı. Daha nikâhın mürekkebi kurumadan çiftler kendilerini kredi taksitleri, düğün borçları ve bitmeyen harcamalar içinde buluyor. Ortalama düğün maliyetlerinin astronomik seviyelere çıkması, evliliği engelli koşuya dönüştürdü. Finansal zorluklar, duygusal dayanıklılığı da etkiliyor haliyle. Bir zamanlar birlikte kahve içip gelecek planı yapan çiftler, birkaç ay sonra mutfak masasında, hesap makinesi sesi eşliğinde, kredi taksitlerini bölüşüyor.

Bu kırılmadan beslenen ekonomik bir sistem var. Aşağıdaki liste yalnızca sektörleri göstermiyor; modern toplumun evliliği nasıl ekonomik, hukuki ve dijital bir ekosisteme dönüştürdüğünü anlatıyor.

– Boşanma avukatları

– Mal rejimi sözleşmesi (evlilik sözleşmesi) yapan noterler

– Kredi faizleri yoluyla bankalar

– Psikologlar / terapistler

– Koçluk endüstrisi – yeni başlangıç paketleri için

– Kreşler

– Online flört ve evlilik platformları – yeni adaylar bulmak için

– Sosyal medyada ilişki / boşanma temalı içerik ekonomisi…

Evliliğin; yuva, sabır ve sadakat merkezli bir anlayıştan modern hayatın baskılarıyla sürekli yeniden pazarlık edilen bir ilişki biçimine dönüşümünü anlatan bir tablo bu: Kuruluş maliyeti yüksek, sürdürülebilirliği zor, çıkış stratejisi ise önceden planlanmış.

Boşanan çiftlerin sayısı 2025’te 193 bin 793 olarak gerçekleşmiş (TÜİK). Bu, her gün 530 boşanma anlamına geliyor. Boşanma ikinci perde. Ama bu perde, pazarlandığı gibi bir özgürleşme sahnesi değil. Aksine, maliyetlerin katlandığı bir kriz alanı. Avukatlık ücretleri belirsiz, yeni bir hayat kurmanın bedeli yüksek. Tek bir evin gideri ikiye bölünüyor; kira, faturalar, eşya… Her şey yeniden başlıyor ama bu kez sıfırdan değil, eksiden. Yalnızlık artık çözülmesi gereken bir durum değil; satış yapılabilecek bir pazar.

Evlilik sözleşmelerine artan ilgi tesadüf değil. Bu, güvensizlikten çok, öngörü refleksi. Çünkü kimse hayatının en önemli kararını finansal körlükle almak istemiyor. Burada kritik soru şu: Bu bir yozlaşma mı, yoksa adaptasyon mu? Bu daha çok bir savunma mekanizması. Maliyet arttıkça insanlar ilişkilerini daha rasyonel kurmaya başlıyor. Bu, duygunun öldüğü anlamına gelmez; ama tek başına yeterli olmadığını gösterir.

Psikologlar, terapistler ve koçluk endüstrisi ise modern insanın duygusal enkazını toparlayan, çoğu zaman da bunu sömüren bir alana dönüşmüş durumda. Burada ince bir çizgi var: Gerçek destek veren uzmanlarla, acıyı kişisel marka fırsatına çeviren motivasyon tüccarları aynı koridorda dolaşıyor.

Online flört platformlarının yükselişi de tesadüf değil; çünkü modern ilişkiler, artık seçenek bolluğunun içinde yön arıyor. İnsanlar ilişkiyi derinleştirmek yerine alternatif aramaya daha yakın duruyor. İlişkilerde sabır azalırken, tüketim kültürünün “sıkıldıysan değiştir” mantığı duygusal alanlara taşınıyor: Tamir etmeye uğraşmayın, bir an önce değiştirin!

Sosyal medya tarafı ise işin en ironik kısmı. İnsanların en mahrem kırılmaları, artık içerik ekonomisinin hammaddesi olmuş durumda. Bir zamanlar aile içinde fısıltıyla konuşulan meseleler bugün reels serisi, podcast bölümü ve ilişki koçluğu paketi olarak dolaşıma giriyor. Herkes dramatik hikâyelerin daha çok etkileşim getireceğini öğrenmiş durumda.

Birlikte yaşamanın dili unutuluyor, tahammül eşiğimiz düşüyor, ilişkiler daha kırılgan hale geliyor ve birlikte mücadele etme kültürü zayıflıyor. Aile ile ilgili strateji ve politikalar belirlenirken bu dönüşümün yapısal doğasına daha çok odaklanılmalı. “Kullan, at, yenisini al” kültürüne mesafe koymak özendirilmeli, gösteriş dışlanmalı, sadelik ise aranan değer olmalı.

Mevcut endüstriyel kapitalizmin koşulları içinde bu çok zor, ancak imkânsız değil. Bu işleri cazip ve yeniden saygın hale getirecek etkili figürlere ihtiyaç var. Bu tür figürler, yüzlerce sayfalık rapordan, laf kalabalığından öteye geçemeyen çalıştaylardan, politika yapıcıların stratejilerinden ya da haftalarca süren nasihatlerden daha etkili çünkü.

Prof. Dr. Hakan Aydın / Haber 7

Share.
Exit mobile version