İsrail merkezli Maariv gazetesi, Suriye ordusunun, rejimin devrilmesinden bu yana ilk kez Suriye dışında bir tatbikata katıldığını bildirdi, Bu kapsamda, üst düzey Suriyeli komutanların EFES 2026 tatbikatı kapsamında Türkiye’ye gittiği ve çok kritik eğitimler aldığı dile getirildi.
Tatbikatın, karmaşık operasyonlara ve deniz, hava ve kara arasında kapsamlı silah entegrasyonuna özel bir vurgu yapmasıyla öne çıktığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin denizden karaya büyük ölçekli bir amfibi saldırısı gerçekleştirdiği aktarıldı. Tatbikatın ayrıca, dünyada türünün ilk örneği olan insansız hava aracı taşıyıcısı olarak kabul edilen Türk Deniz Kuvvetleri’nin amiral gemisi TCG ANADOLU’dan doğrudan koordine edildiği ifade edildi.
“TÜRKİYE BASKIN BİR BÖLGESEL GÜÇ”
Jeopolitik, uluslararası krizler ve küresel terörizm uzmanı Dr. Anat Hochberg-Marom’a göre, Türkiye, Orta Doğu’daki güç dengesini yeniden şekillendiren, askeri, politik ve enerjik olarak baskın bir bölgesel güç olarak konumunu sağlamlaştırdığı ifade edildi.
İddialı bir dış politika izleyen ve savunma sanayisini istikrarlı bir şekilde güçlendiren Ankara’nın, Suriye’yi önemli bir jeopolitik odak noktası olarak gördüğü aktarıldı. Haberde ayrıca, Suriye’nin stratejik bir etki alanı ve özellikle İsrail karşısında bir enerji merkezi ve bölgesel güç merkezi olarak konumunun sağlamlaştırılmak istendiği vurgulandı.
“EN İYİ ROTA SURİYE”
Suriye’nin, hem bir enerji merkezi hem de bir güvenlik alanı olarak değerli bir stratejik varlık haline geldiği, Ankara’nın kendisini bölgesel bir “enerji koridoru” olarak konumlandırmasına olanak tanıdığı ifade edildi. Basra Körfezi’ndeki enerji sahaları ile Avrupa’daki hedef pazarlar arasında doğrudan bir kara yolu konumunda olan Suriye’nin verimli ve uygun maliyetli bir alternatif sunduğu dile getirildi.
Şam’ın ABD ile ortaklığının güçlenmesi ve Rusya’ya olan bağımlılığın kademeli olarak azaltılması ile Türkiye’nin küresel enerji piyasalarında Washington’ın tercih ettiği stratejik ortak konumuna yükseldiği vurgulandı.

EN BÜYÜK KABUSLARI
Gazetenin askeri muhabiri Avi Aşkenazi, savunma teşkilatı ve İsrail Savunma Kuvvetleri’nin Şara yönetimini büyük bir tehdit unsuru olarak gördüğünü ifade ederek, “Şara, şu anda Suriye’de gücünü pekiştiriyor ve Türkiye’nin yardımı ve desteğiyle bir ordu kuruyor, ancak uzun vadede tüm bunlar İsrail’e yöneltilebilir” dedi.
Gazeteye konuşan bir askeri kaynak ise Suriye’nin Türkiye’nin de yardımıyla yeteri kadar güçlenmesinin ardından Lübnan’a yönelebileceğini ifade etti. Kaynak, “Korkumuz, Lübnan’daki Sünnilerin Hizbullah’tan tehdit altında hissetmeleri ve Şara’dan yardım istemeleri, sınırı ona açmaları ve Suriye ordusunun Lübnan’a girmesine izin vermeleridir. Bunu 1980’lerde Lübnan’da gördük ve nasıl sonuçlandığını da gördük” ifadelerini kullandı.
KAYNAK: STAR


