Perşembe, Mart 5

İran ve Çin’in enerji piyasalarındaki ilişkisi dikkat çekti. Son dönemde kamuoyunun İran-İsrail gerilimine odaklanması sonucu küresel güç dengelerini asıl belirleyen unsurun enerji ticareti olabileceği dikkatlerden kaçıyor. İran, ABD yaptırımlarına karşı daha önce de başvurduğu ve akıl almaz bir yöntemle petrol ticaretine devam ediyor. Hurdaya çıkarılan gemilerin kimliklerini ve isimlerini kullanarak petrolünü Çin’e ardından piyasaya ulaştırmaya devam ediyor.

NÜKLEER SAVAŞ MI, PETROL MÜ?

Dünya gündemine bomba gibi düşen ABD-İsrail ortaklığında gerçekleştirilen İran’a yönelik saldırılarda yaşamını yitiren İran’ın dini lideri Hamaney’i ve bölgenin İran tarafından zorla savaşa çekilmesini konuşuyor. Gözlerden kaçan ve sorulması gereken asıl sorulardan biri, İran’ın Çin’e yaptığı petrol satışlarının küresel siyasi gelişmeler açısından ne kadar önemli bir unsur olduğu. Enerji ticaretinin jeopolitik dengelerde kritik rol oynadığını göz önüne alındığında İran’ın bölge ve dünya ülkeleri için önemli bir petrol sağlayıcısı olduğunu unutmamak gerek.

Çin Devlet başkanı Şi Cinping

GİZLİ ORTAK AÇIK TİCARET: ÇİN

Enerji piyasalarına ilişkin veriler de İran ile Çin arasındaki petrol ticaretinin önemli bir hacme ulaştığını gösteriyor. Uluslararası enerji veri şirketleri ve piyasa analizlerine göre Çin, İran petrolünün en büyük alıcılarından biri konumunda bulunuyor.

Bloomberg ve dünya basınında uzmanlar tarafından yapılan analizlerde ise yaptırımlara rağmen İran’ın toplam petrol ihracatının 1,5 milyon varil/gün seviyesinin üzerine çıktığı ve bunun büyük bölümünün Çin’e yöneldiği belirtiliyor.

Öte yandan tanker takip şirketlerinin verilerine göre, belirli dönemlerde İran’dan yapılan petrol ihracatı 2 milyon varilin üzerine çıktı. Savaşa rağmen bu seviyelere ulaşarak son yılların en yüksek değerlerine ulaştı.

ABD YAPTIRIMLARINA TEDBİR ‘GÖLGE FİLO’

ABD yaptırımları nedeniyle İran petrolünün önemli bir kısmının doğrudan değil, farklı ülkeler üzerinden taşıyor. Enerji piyasası gözlemcileri, İran petrolünün zaman zaman Malezya veya Endonezya gibi ülkeler üzerinden yeniden etiketlenerek Asya pazarına çeşitli yöntemlerle ulaştırılabildiğini bilgisine ulaşıldı. Bu yöntemlerden biri olan “gölge filo” yöntemi ile gerçekleştiriliyor.

Gölge Filo Nedir?

Gölge filo (shadow fleet), genellikle yaptırımlara tabi ülkelerin petrol ve petrol ürünlerini uluslararası kısıtlamaları aşarak taşımak için kullandığı tanker filosunu ifade eder.

Bu filo, şu özelliklerle tanımlanır:

  • Eski, genellikle 15-20 yıldan yaşlı tankerlerden oluşur.
  • Mülkiyet yapıları belirsiz veya gizli (anonim şirketler üzerinden yönetilir).
  • Bayraklar sık değiştirilir (bayrak kolaylığı sağlayan ülkeler tercih edilir).
  • Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) sıkça kapatılır veya konum yanıltma yapılır.
  • Batı sigorta şirketleri yerine alternatif sigortalar kullanılır.

Uzmanlara göre, İran-Çin petrol ticareti hem küresel enerji piyasaları hem de uluslararası siyaset açısından önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Çin’in dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olması ve İran’ın yaptırımlar altındaki petrolünü büyük ölçüde bu pazara yönlendirmesi, iki ülke arasındaki enerji bağını daha da kritik hale getiriyor.

ABD’NİN MADURO OPERASYONUNUN ARKA PLANI: PETROL

ABD 3 Ocak 2026 tarihinde Venezuela’ya operasyon düzenleyerek Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’i uyuşturucu kaçakçılığı ve suç örgütleriyle birliği olduğu bahanesiyle kaçırdı. İddianamede, kokain sevkiyatı, suç örgütleriyle iş birliği, yasa dışı silah bulundurma ve terör örgütü olarak tanımlanan gruplarla ortaklık suçlamaları yer alıyor. Savcılık, Maduro’nun devlet kurumlarını kullanarak uyuşturucu sevkiyatlarına koruma sağladığını, ailesi ve yakın çevresinin de bu faaliyetlerden maddi kazanç elde ettiği, Eşi Cilia Flores’in de rüşvet aldığı iddiasıyla gerçekleştirilen operasyonla kaçırdı.

ABD tarafından gerçekleştirilen saldırının hedefinde küresel ölçekli ticarette en büyük rakibi olan Çin vardı. Venezuela, günde ortalama 800 bin varil petrolü Çin’e satıyordu. ABD büyüyen ve gelişen güçlere tahammül edemediğinden Venezuela-Çin arasındaki ticareti hedef aldı.

AMAÇ AYNI BAHANE FARKLI

ABD-İsrail ortaklığında İran’a nükleer silah geliştirdiği gerekçesiyle 26 Şubat tarihinde müzakere masasında saldırı gerçekleştirdi. İran Kızılay’ına göre, şu ana kadar saldırılarda 780’den fazla insan hayatını kaybetti.  

Hayatını kaybedenler arasında, İran Dini Lideri Ali Hamaney, İran eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi, Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Muhammed Pakpur, Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Destek Sorumlusu Aziz Nasırzade gibi üst düzey İranlı yetkililer buluyordu.

Bu saldırıların arkasında da yine Çin’in petrol piyasasında gerçekleştirdiği ortaklıkların önlemez yükselişi vardı. İran günde 1.5 milyon varil petrolü Çin’e satıyordu. ABD Başkanı Donald Trump bu saldırıyla petrol akışını kesebileceğini düşündü ama ABD yaptırımları karşısında deneyimli olan İran’ı engelleyemedi. İran farklı ülkeler üzerinden gölge filo yöntemiyle ticaretini gerçekleştirmeye devam ediyor.


Share.
Exit mobile version