Cumartesi, Nisan 5


Donald Trump göreve geldiğinde ‘değişiklik’ olacağı hissi elbette hemen herkeste vardı. Ancak kimse bu kadar hızlı ve belki de böylesine sert adımlar geleceğini tahmin etmiyordu.


Grönland, Meksika Körfezi, Panama Kanalı krizlerinin şoku devam ederken bu kez tarihin en sert vergi kararlarından birini aldı ABD Başkanı. Buna göre, ABD’ye giren tüm mallar yeni ithalat vergilerine tabi olacaktı. Ve hangi ülke ABD’ye ne kadar vergi uyguluyorsa Washington da aynı oranla karşılık verecekti.


Trump, elinde ülkelerin isimlerinin ve yeni vergi oranlarının yer aldığı görselle kameraların karşısına geçtiğinde herkes yeni bir ekonomik savaşın başladığı konusunda hemfikirdi. Çünkü tabloda yer alan rakamlar, ABD’nin bugüne kadarki en sert vergi uygulamalarından biri anlamına geliyordu.

[Trump, yeni gümrük vergilerini açıkladı ve dünya genelinde ciddi tartışmalara neden oldu.]


Trump’ın hedefi ne?


Hakan Doğu, otomotiv dünyasının yakından tanıdığı isimlerden. Dünyanın en önemli otomotiv markalarından birinde çok uzun yıllar üst düzey yöneticilik yaptı. Trump’ın kararlarının sektöre etkilerini öğrenmek için bir araya geliyoruz.


Elbette haberimizin asıl konusu ABD’nin uyguladığı bu yeni vergilerin dünya otomotiv piyasalarını nasıl etkileyeceği. Ancak bunu anlamak için önce genel bir çerçeve çizmek ve sonra otomotive geçmek gerekiyor. Doğu da bu nedenle ilk başta bütünsel bir yaklaşımla konuyu ele alıyor.

Trump’ın basit düşündüğünü ve sofistike planları olmadığını anlatıyor. ABD’nin, Çin’in yükselen teknoloji ve üretim gücüyle rekabet edemeyeceğini uzun zamandır anladığını vurguluyor. Aslında Obama ve Biden dönemlerinde de buna göre kararlar alındığını, Çin’de üretim yapan dev şirketlere ‘oradan taşının’ dendiğini ve sonuç alındığını söylüyor.


“ABD’ye göre dolar rezerv para birimi kalmak zorunda”


Burada ilginç bir noktaya işaret ediyor Hakan Doğu. “ABD için en önemli mesele doların rezerv para birimi olması.” diyor. Bunu sağlamak için ABD’nin askeri gücünü korumak zorunda olduğunu, bunun da yıllık 800 milyar doların üzerinde bir bütçe gerektirdiğini anlatıyor.


Bütçe açığı oluşuyor, yabancı ülkelerin ABD Hazine bonoları almasıyla bir şekilde açıklar finanse ediliyor. Bunun bir döngü olduğunun altını çiziyor Doğu ve “Askeri güç doların hakimiyetini destekliyor. Ancak ortaya çıkan borcun sürdürülebilir olması bahsettiğimiz küresel hakimiyete bağlı. Eğer askeri üstünlük zayıflarsa bu durum uzun vadede dolara olan güveni zedeler. Ve rezerv para olma özelliğini kaybetmesine yol açabilir.” diyor.

ABD, başka bölgelere kaptırdığı 'üretim merkezi' olma özelliğini yeniden kazanmak istiyor.[ABD, başka bölgelere kaptırdığı ‘üretim merkezi’ olma özelliğini yeniden kazanmak istiyor.]


ABD yeniden üretim merkezi olabilir mi?


Belki de trilyon dolarlık bir soru bu… Hakan Doğu’ya göre bunu yeniden inşa edebilmek çok ama çok zor. Nedenlerini şöyle anlatıyor:


“ABD sanayi alt yapısını kaybedeli çok uzun zaman oldu. Sanayi bir ekosistem işi. Tekrar geri getirmek için para, insan, bilgi odaklı dev kaynaklara ihtiyaç var. ABD ekonomisi böyle organize olmadı. Hamburgercide çalışan birine gidip ‘fabrikada çalış’ demek pek mümkün değil. Bir yanda insanları hukuksuz şekilde ülkeden gönderirken, bilim insanlarını ülkeden kaçırırken, öbür tarafta yeni kaliteli iş gücü bulmanız da hiç kolay olmaz.


Ayrıca, Trump ve ekibi belli ki ithalat vergilerini, gelir vergisini düşürerek karşılamayı planlıyor. Bunun matematiği çok zor. Eğer kısa vade çözüm gelmez ve konu halkın cebine dokunursa o zaman desteğin de kaybolduğunu görürüz. ABD doları güç kaybederken bir yandan da ithalat daha da pahalı olursa bu durum Amerikan halkının alım gücüne büyük darbe vurur.

Bir de işin enflasyon boyutu var. Sonuç olarak Trump çok zor bir yola girdi. Yıllar sürebilecek planı kısa vadede yapmaya çalışacak. Başarılı olma şansı çok düşük. Borsalar da aslında bunu fiyatladı.”


“Otomotivde fiyatlar artıp talep azalabilir”


Hakan Doğu bahsettiği bu genel fotoğrafın ardından işin otomotiv kısmına geliyor. Dünya otomotiv piyasasının çok büyük bir global tedarik zincirine sahip olduğunu hatırlatıyor. Burada da Trump’ın 3-5 sene gibi bir zaman dilimi belirlemek yerine karar alıp bunu hemen uygulamaya koymasının çok sayıda olumsuz etkisi olacağını kaydediyor.


İlk etapta fiyat artışı nedeniyle muhtemelen talepte de azalma yaşanacağına işaret ediyor. Vergilerin araç üretiminde kullanılan yedek parçaları da kapsadığını anımsatıyor. Dolayısıyla ABD içinde üretim yapan markaların da aslında fiyat artışına gitmek zorunda kalacağını vurguluyor. Haliyle içerde üretmenin bugünden yarına mümkün olmayacağı, çok zorlansa ve bu başarılsa bile bu kez de fiyatın eskisinden daha pahalıya geleceği gerçeği kendini gösteriyor.

[Uzmanlar, ABD markalarının da yeni vergilerden olumsuz etkileneceği görüşünde.]


“Otomotiv piyasalarında tedarik zincirleri kopabilir”


Dünya otomotiv piyasasında ABD ve Çin’in en kârlı iki pazar olduğunu anımsatıyor Doğu ve şunları söylüyor:


“Çin pazarında Almanlar, Japonlar ve Koreliler zaten kan kaybediyordu. Şimdi ABD’den gelen bu karar ikinci büyük darbe olacak. ABD’nin GM, Ford ya da Stellantis gibi yerli üreticileri iç pazarı Kanada ya da Meksika’da ürettikleri modellerle besliyordu. Şimdi bu ülkelere de ciddi ek vergiler geldi. Haliyle bahsettiğimiz markaların da büyük finansal sıkıntılar yaşaması çok olası.


Yeni vergiler nedeniyle dikkat etmemiz gereken bir diğer husus da tedarik zincirinin kopması ve endüstrideki verimsizliğin artması. Başta Kanada, Meksika, Avrupa olmak üzere parça tedarik sanayi ve araç üreticileri mali açıdan çok ciddi zorluklar yaşayabilir. Onlar da buna çözüm olarak çalışan sayısını azaltma yolunu tercih edebilir. Eğer böyle bir senaryo yaşanırsa bu kez de söz konusu ülkelerde Amerikan düşmanlığı körüklenir ki bu da ayrı bir sorun anlamına gelir.”

[Sektör temsilcileri, Türk otomotiv endüstrisinin de yeni dönemden etkileneceği görüşünde.]


Türk otomotiv sanayii nasıl etkilenecek?


Fransa Lideri Macron, Trump’ın kararlarına karşı “Avrupalı şirketler ABD’ye yatırımlarını durdurmalı.” dedi. Çin, ABD’ye yanıt olarak aynı oranda vergi artıracağını duyurdu. Trump’ın vergi kararları küresel anlamda çok farklı dinamikleri tetikledi.


“Türkiye’deki otomotiv piyasası yaşananlardan nasıl etkilenir?” diye soruyoruz Hakan Doğu’ya. Doğu önce ABD için son bir parantez açıyor. Parça üretimi için ABD’nin Avrupa, Japon ve Kore teknolojisine ihtiyaç duyacağını anımsatıyor. Dolayısıyla Washington’un işinin kolay olmadığını yineleyip, Türkiye kısmına geçiyor:


“ABD pazarına zaten ihracat neredeyse yapmayan Çinlilerin, zayıflayan ve kavgaya düşen Batılı rakipleri karşısında elleri daha rahat olacak.


Türkiye bu global otomotiv pazarında kendine düşen payı mutlaka alacak. Tedarik zinciri problemleri, daralan pazarlar Türkiye’yi de etkileyebilir. Türkiye’nin, ABD tarafında yer alması durumunda Avrupa’ya ihracat işi sıkıntıya düşer.


Ülkemize uygulanan yüzde 10 tarifenin halihazırda bulunan yüzde 60-70 vergi üzerine ek olduğu anlaşılıyor. Türkiye’nin AB ve gümrük birliği ile olan durumu büyük bir gri alan oluşturuyor. Gelecek günlerde süreç daha da netleşir.”

Paylaşmak
Exit mobile version