Perşembe, Şubat 27


2023’te 69 milyar 113 milyon dolar olan enerji ithalatı, 2024’te yüzde 5,1 azalarak 65 milyar 589 milyon dolara geriledi.


SETA araştırmacısı Büşra Zeynep Özdemir, yaptığı değerlendirmede, 2024’ün Türkiye enerji sektörü açısından önemli olduğunu vurgulayarak, enerjinin neredeyse her alanında üretimin bir önceki yıla kıyasla artmasının enerji ithalatındaki düşüşte büyük rol oynadığını söyledi.


Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) geçen yıl kasımda yayımladığı rapora göre, ocak-kasım döneminde elektrik üretiminin bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4’ten fazla artış gösterdiği bilgisini paylaşan Özdemir, “En fazla artış yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı santrallerde gerçekleşirken bunun 2011’den bu yana uygulanan YEKDEM’inn başarısı olarak nitelendirmek mümkün, zira YEKDEM kapsamında kurulan santrallerin kurulu gücü 2023 Ocak-Kasım döneminde 14 bin 411 megavat iken 2024’ün aynı döneminde 18 bin 204 megavat olmuş” dedi.


Özdemir, yenilenebilir enerji kurulu gücünün arttığını ve buna bağlı olarak Türkiye’nin toplam kurulu gücünün de yükseldiğini belirterek, termik santrallere dayalı kurulu gücün artmadığını, bunun da Türkiye’nin artan enerji talebini karşılamak için yenilenebilir kaynaklardan yararlanırken karbon emisyonunu da azaltmayı hedeflediği anlamına geldiğini kaydetti.


Yenilenebilir enerjide 2035’e yönelik hedeflerin “daha hırslı” olacak şekilde güncellenmesinin Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltma ve küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadele konularında izlediği kararlı politikaları göstermesi açısından önemli olduğunun altını çizen Özdemir, “2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı hedeflerken 2035’e dek yalnızca rüzgar ve güneş enerjisine dayalı kurulu gücün 120 bin megavat seviyesine çıkarılması planlanıyor. Kasım sonunda her iki kaynağa dayalı kurulu güç yaklaşık 32 bin megavat iken yaklaşık 4 kat artırılmasının öngörülmesi karbonsuzlaşma ve enerjide dışa bağımlılığı minimize etme hedeflerine ulaşmadaki ciddiyeti gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.


Yerli petrol ve doğal gaz üretiminin artması ithalat düşüşünde etkili oldu


Özdemir, petrol ve doğal gazda artan yerli üretimin, Türkiye’nin enerji ithalatını azaltmasında büyük bir rol oynadığını belirterek, şöyle devam etti:


“Petrol üretimi geçen yıl kasımda ülke genelinde 3 milyon 425 bin varile ulaşmışken yalnızca Gabar Sahası’ndan üretimin yaklaşık yarısı karşılanmıştır. Sakarya Gaz Sahası’nda artan üretim de 7 milyon metreküple 3,5 milyona yakın hanenin tüketimini karşılayabilir seviyeye ulaşmıştır.”


Üretimin artmaya devam etmesiyle dışa bağımlılığın daha fazla azaltılabileceğini vurgulayan Özdemir, dış ticarette enerji kaynaklı cari açığın daha kolay kapatılabileceğini de sözlerine ekledi.


Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Kenan Aslanlı da Türkiye’nin enerji ithalatının düşmesinde yenilenebilir enerji yatırımlarının genişletilmesi, enerji tüketiminde verimlilik ve tasarrufa yönelik etkili tedbirler, iç piyasada enerji talebinin azalması ve uluslararası enerji fiyatlarındaki değişimlerin etkisi olduğunu söyledi.


Söz konusu düşüşte Brent petrolün vadeli işlem fiyatının geçen yıl önceki yıla göre 2 dolar azalarak 80 dolar seviyesinde gerçekleşmesinin etkisine de değinen Aslanlı, “Enerji ithalatının azalması kalıcı trend haline gelirse ve bu sadece küresel enerji fiyatlarındaki konjonktürel dalgalanmalardan değil, yerli yenilenebilir, fosil yakıt ve nükleer enerji üretiminin artması ve enerji verimliliği gibi daha kalıcı nedenlere dayanırsa bu eğilimin Türkiye ekonomisi için de kalıcı faydaları olabilir.” ifadelerini kullandı.


Aslanlı, enerji ithalatının Türkiye’nin cari açığında önemli bir bileşen olduğu için enerji ithalatındaki kalıcı düşüşün cari açığı da daraltabileceğini vurgulayarak, “Bunun yanı sıra enerji ithalatının azalması Türkiye’nin döviz rezervlerinin artışına ve hatta orta vadede ekonomik büyümeye de olumlu etki edebilir” dedi.

Paylaşmak
Exit mobile version