Hani yaşlı bir Kızılderili reise dair şöyle bir hikâye anlatılır ya.
Bu reis, çadırının önünde oturur. Yanında torunu vardır. Heyecan içinde az ileride birbiriyle boğuşan iki köpeği izlerler. O esnada çocuğun aklında bazı sorular uyanır. Bir taraftan boğuşmayı izlerken diğer yandan bu sualleri bir çırpıda dedesine sormaktan da kendisini alamaz.
Torun sorar merakla;
-Dedeciğim! Birisi sana yeterken neden iki köpek besliyorsun? Bunlar neden hep kulübenin önünde duruyor? Bir de niçin bu köpeklerin birisi simsiyah diğeri ise beyaz renkte? Bunun özel bir sebebi var mı?
Bu sorulara çok sevinir Reis. Bilgece gülümseyerek torununun sırtını sıvazlar ve suallerine kısa bir cevap verir;
-Onlar benim için iki simgedir evlat…
Çocuğun merakı daha da artmıştır. Bu yüzden yeniden sorar:
-Neyin simgesi dedeciğim?
Reis, bilgeliğin kapısını açmıştır bir kere. Hemen cevap verir;
-İyilik ile kötülüğün simgesi evladım. Önümüzde kavga edip duran işte şu beyaz ve siyah köpek var ya. Aynı onlar gibi iyilik ve kötülük de içimizde hiç durmadan mücadeleye girişir ve sürekli birbirleriyle kavga ederler. İşte ben karşımızda kapışan şu iki köpeği seyrettikçe hep içimizde yaşanan iyilik ve kötülüğün çetin kavgalarını düşünürüm.
Dedesinin cevapları karşısında hem heyecanı katlanıyor hem de yeni suallere savruluyordu çocuk. Nitekim yine sordu;
-Peki dedeciğim! Bu kavgaları çok iyi bildiğini anladım. Kavgayı bildiğin gibi kazananı da bilirsin, öyle değil mi? Söylesene! En sonunda hangisi kazanır bu mücadeleyi?
Kızılderili Bilge Reis, hayranlık uyandıran tatlı bir tebessümle bakar torununa ve merakını dindirecek cevabı söyler;
-Evladım! Asla unutma! Bu mücadeleyi her zaman, içlerinden hangisini daha iyi beslersen o kazanır…
Kızılderili Bilge Reisin bu hikayesi bize insanın bulunduğu her yerde iyiliğin de kötülüğün de mevcudiyetini ve günün sonunda insanın hangisini daha çok beslerse kazananın da o olacağını veciz bir şekilde anlatması açısından çok manidar. Müslüman coğrafyanın sancılı bir dönemden geçtiği şu günlerde bu mevzuya çok daha fazla kafa yormamız gerektiğini düşünüyorum..
Özellikle Filistin topraklarının tarihin en büyük acı ve dramlarına sahne olduğu bu süreçte iyiliği, adaleti, hakkı, hukuku, eşitlik ve özgürlüğü kesintisiz beslemek, insan olan herkesin birinci gündemi olmalı ki yaşanan bu acılar dinsin, zulüm sona ersin ve yaralar bir an önce sarılabilsin…
Küresel Sumud Filosu, insanlığın onurunu korumaya devam ediyor.
İsrail-ABD ile İran arasında yaşanmakta olan gelişmeler, bir süredir ana gündemi oluşturduğu için Gazze ve Filistin topraklarında kesintisiz cereyan eden soykırım başta olmak üzere insanlık dışı zulümler gündemde yeterince kendisine yer bulamaz oldu.
Oysa Gazze’yi unutmak Hakkı, hukuku, adaleti unutmak demektir. Bu topraklardaki zulme sessiz kalmak, insanlığı uçuruma atmak demektir.
2025’in Eylül’ünde insanlığın onurunu kurtarmak adına toplanan bir gurup cesur yürekli insan, Gazze’ye yönelik ambargoyu kırmak için çıktıkları kutlu yolda, İsrail ordusu tarafından Akdeniz’in uluslararası sularında yasa dışı şekilde durdurulmuş, teknelerine el konmuş ve gözaltına alınarak İsrail’e götürülmüştü. Ölümü bile göze alan bu tarihi kararlılık, insanlık vicdanında en azından nefes alıp verebilecek bir gedik açmayı başarmış ve bütün dünyaya Gazze’de yaşanmakta olan vahşetin boyutlarını göstermişti.
Küresel Sumud Filosu bu kez de “2026 Bahar Misyonu” parolasıyla İtalya’nın Sicilya Adası’ndaki son hazırlıklarını tamamlayarak Akdeniz’e açıldı.
Hedef Gazze, slogan Filistin’e özgürlük.
Direklerine Filistin bayrakları asılı 65’e ulaşan tekneden müteşekkil Sumud Filosu, insanlığın başına bela olan Soykırımcı İsrail’in Gazze ablukasını bu kez kırmayı ve buraya insani yardım taşımayı amaçlıyor. Dilleri, dinleri, ülke ve şehirleri ayrı ayrı olan korkusuz koç yiğitler bunlar. Fakat amaçları bir. İnsanlık onurunu sahiplenmede, İsrail’in soykırımını lanetlemede, Gazzeli masumlara ulaşıp onların sesi olmada ve zulme karşı bütün dünyada kamuoyu oluşturmada kader birliği yapan cesur yürekler bunlar.
Ölümü göze alan ya da ölümü öldüren ölümsüz canlar…
Soykırım ve zulme dair coğrafyaların suskunluğunu vicdani haykırışla yerle bir etme kararlılığının ta kendisi bu. Her şeyi göze alarak iyiliği, insanlığı, hakkı, adalet ve özgürlüğü besleme iradesi. Hakkın, özgürlüğün ve adaletin önüne çekilmeye çalışılan sanal dalgaları aşa aşa zafere ulaşmayı hedefleyen bir onurlu duruş.
Yolunuz açık olsun yiğit ve korkusuz kahramanlar…
Mürsel Gündoğdu / Haber7
[email protected]











