Çarşamba, Nisan 29

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ev sahipliğinde benimde aralarında bulunduğum internet medyasının yöneticileriyle bir araya geldi. Masada hem bugünün enerji başlıkları hem de Türkiye’nin geleceğini doğrudan etkileyecek kritik başlıklar vardı.

Bakan Bayraktar’ın “Şaşıracağınız bir anlaşma üzerine çalışıyoruz” cümlesi, toplantının en dikkat çekici notu oldu. Bu ifade, sıradan bir diplomatik süreçten ziyade, Türkiye’nin enerji denkleminde yeni bir sayfa açabileceğinin sinyalini hissettirdi.
Diğer bir taraftan Özellikle nadir toprak elementleri konusunda hazırlanan yol haritası, sadece enerji değil, teknoloji ve savunma sanayii açısından da stratejik bir eşik anlamına geliyor.

Tüm dünyanın yaşadığı en büyük enerji krizi olarak kayıtlara geçen Hürmüz gerilimin Türkiye’ye vergi boyutunda 600 milyar TL’lik bir maliyet oluşturabileceğine vurgu yapan Bakan Bayraktar, Akdeniz konusunda da net bir şekilde kararlılık mesajı verdi. Bayraktar,  Akdeniz’de yapılan 9 derin deniz sondajına rağmen “aramaktan vazgeçmiş değiliz” diyerek , Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefinden asla geri adım atmayacağını söyledi.

İşte Bakan Bayraktar ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiden öne çıkan notlar;

BAKAN BAYRAKTAR: TÜRKİYE ELEKTİRİKLEŞİYOR

Birkaç hafta önce burada, Sıfır Atık Vakfı ile iş birliği protokolü imzaladık. Bunu hızlı hızlı somut projelere dönüştürüyoruz. Biz enerji tarafında Türkiye olarak 3 temel mesele ile uğraşıyoruz. Birisi artan talep. Türkiye ekonomisi büyüyen, nüfusu artan bir ülke. Elektriğe çok daha ihtiyaç duyulacak bir döneme giriyoruz. Dünyadaki trendler bizi o tarafa itiyor. Elektrikli araçlar hayatımıza giriyor. Daha çok elektrikleşen bir Türkiye ve dünyaya gidiyoruz. Birinci işimiz bu artan talebi karşılamak.

İkinci konu enerji ithalatı. Hem talep artıyor hem de ithalat artıyor. Ekonomimizin üzerinde bir yük var.

Bir taraftan da Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2053 net 0 emisyon hedefi var. Bu bütün her şeyin değiştiği bir dünya demek. Sıfır atık, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi liderliğinde bir dünya markasına dönüştü. Birleşmiş Milletler tarafından sahiplenildi. Bunun arkasında biraz da dünyadaki sürdürülebilirlik akımı var. Küresel aksiyona ihtiyaç var. Paris Anlaşması bir ayağı. Enerjide bu 3 işle uğraşıyoruz.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ BU İŞİN İLACI

Bu üç ciddi meselede bir alan var ki üçüne de ilaç. O ilaç enerji verimliliği ilacı. Ekonominin tamamında enerjisini verimli kullanan bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Sıfır atık nasıl küresel bir marka olduysa, biz de Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde, Sıfır Atık Vakfı ile enerji verimliliğini önce Türkiye, kısa süre içinde ise küresel anlamda çok daha farklı bir noktaya getireceğiz.

86 milyonu mobilize etmemiz lazım. Farkındalığı artırmamız lazım. 7’sinden 70’ine bir iş bu. 23 Nisan’da çocuklarla bir araya geldik. Sizden bir şey istiyorum dedim; evinize gidin ailenize deyin ki elektrikleri ihtiyacımız yoksa kapatacağız. O yaştan başlayarak bu farkındalığı artırmamız lazım. Bütün ülkeye yaymamız lazım bunu. Farkındalığı artıracak en doğru yol olduğunu düşündük ve Sıfır Atık Vakfı ile güzel bir protokol imzaladık. 5-7 Haziran’da Sıfır Atık Forumu’nda enerji bakanlarını Türkiye’ye davet edeceğiz. Belki eylül ayında bu işi küresel anlamda zirveye çıkaracak bir başka iş yapacağız.

Türkiye’nin çabaları var. Birçok proje var ama en ucuz enerji kaynağı, enerjiyi verimli kullanmak. Arz güvenliğinde avantaj sağlıyor bu. Yakmadığınızda emisyona da katkısı oluyor. Önemli olan bizim bu farkındalığı, seferberlik anlayışını bütün ülkede harekete geçirebilmek. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin bu işi sahiplenmesiyle tüm Türkiye’de bu konuda farkındalık oluşturacağımızı düşünüyorum.

BAE’İN OPEC KARARINA BAKAN BAYRAKTAR’DAN İLK YORUM

BAE, OPEC+’tan ayrılacağını duyurdu. Dünya önemli bir kırılma yaşıyor. Enerji piyasaları özelinde yaşanan bir süreç. Dünyada ciddi bir arz kesintisi var. Bu büyük bir rakam.  Pandemide bile dünyadaki tüketim ve talep 11 milyon varil düşmemişti, ciddi bir problem. Böyle olunca ülkeler bir anlamda kendi politikalarını belirleme ve OPEC+’ın karşısında farklı grupta yapılanma ya da Batı tarafında diyelim bir oluşumda yer alma hamlesi içinde olabilirler. Kurumsal yapı olması gerekmiyor. Analizlerini yapıyoruz. Etkilerini göreceğiz. OPEC “üretimi kısalım fiyatları yukarıda tutalım” diyordu. Fiyatlar yönünden dünyanın dengeye kavuşması bizim beklediğimiz bir şey. Kararın devamını görmemiz lazım. Körfez’de iki ülke var Hürmüz geçişinden daha az etkilenen BAE Umman tarafına 1,5 milyon varil indirebiliyor. Suudi Arabistan da 4-5 milyon varili batıya taşıyabiliyor. Ama neredeyse 11 milyon varil dünya sisteminden çıkmış durumda.

BAYRAKTAR: DORUK MADENCİLİK TÜRKİYE’NİN NERESİNE GİTTİYSE PROBLEM ÜRETTİ

Doruk Madencilik’teki hadise önemli. Biz hükümet olarak bu konuda her şeyi yaptık. Öyle haksız bir durumla karşı karşıyayız ki; Enerji Bakanlığı sahip çıkmadı deniyor. Doruk Madencilik maalesef Türkiye’nin neresine gittiyse problem üretti. Her gittiği yerde işçinin alacakları var, kıdem tazminatı problem. Hep alacaklar gecikiyor. Biz müdahale ediyoruz ama bunu alışkanlık haline getirmiş artık. Biz kömür madenlerini yaşatabilmek için birçok teşvik ortaya koyduk. Ana muhalefet Yeniköy’de kömür sahaları için düzenlemeye karşı çıktı. 3 bin madenci işsiz kalsın demek bu. Ağaca da ihtiyacımız var elbette ama orada önce istihdamı düşünmeliyiz. O insanların geçim kaynağı orası. 2029 sonuna kadar yerli kömürden elektrik üreten santrallere elektrik alım teşviki veriyoruz. Meclis’ten yetki aldık. Meclis’te yine bir sürü laflar edildi. Eğer burada bir peşkeş aranıyorsa, Türkiye’de kömür madenlerinde çalışan yaklaşık 30 bin maden işçisine peşkeş çekiyoruz kardeşim, var mı itirazı olan? 30 bin işçiyi düşünün kardeşim.

 

“BEN BU ŞİRKETE BİR DAHA ASLA RUHSAT VERMEM”

İşçiye borcu olan santrale bu alım garantisini vermiyorum kardeşim birincisi. İki bacası olmayan, filtresi olmayana bu teşviği vermiyorum dedim. Üçüncüsü devlete borcu olan santraller de istifade edemez dedik. Buna rağmen bu adam işçinin parasını ödemiyor. Ben bu firmaya artık ruhsat vermem. İşin arkasında aslında onlar var. Sen kömürü satıyorsun, parayı alıyorsun. İşçilerin parasını niye vermiyorsun? Enerji Bakanlığı’nın önünde eylem yapmalarını onlar da istiyor. Hükümete baskı yapılsın ki devlet bize teşviklerimizi ödemeye devam etmesini istiyorlardı. Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat vermem.

TÜRKİYE’NİN YENİ ENERJİ MİMARİSİ: ELEKTİRİKLEŞME

Türkiye’nin enerji politikaları uzun soluklu. Etkilerini de orta ve uzun vadede gördüğümüz konular. Neticeleri 10, 20, 30 yılda görebilirsiniz. 2050’lere kadar giden bir enerji planı var. 5 yılda bir revize etmemiz lazım. Dünya yapay zeka çağına giriyor, bunun anormal yıkıcı etkisi olacak. Sadece negatif manada söylemiyorum. Bildiğimiz her şeyi değiştireceği anlamında söylüyorum. Elektrikleşen dünya bizi de Türkiye olarak önümüzdeki 30 yılı farklı dizayn etmeye doğru itiyor. Merkezinde elektrikleşme var. Türkiye’yi elektriklendiriyoruz. Aklınızda ne varsa elektriklendiriyoruz. 34 milyon araç var. Yılda 27 milyon ton dizel tüketiliyor. Dünyada büyük bir dizel krizi var şu anda. Biz diyoruz ki şu anda yüzde 63 yerlileşmiş elektrik piyasasını büyütmemiz lazım. Yeni enerji mimarisinde elektrikleşmeyi merkeze koyuyoruz.

 

Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, elektrik iletim ve dağıtım altyapısına yatırım ihtiyacı var. 10 milyarlarca dolarlık bu alana yatırım ihtiyacı var. Elektrik iletim hatlarını, doğal gaz ve petrol boru hatlarını çok daha güçlü bir şekilde bölgemizde artıralım diyoruz. Irak’a Irak-Türkiye boru hattını Basra’ya uzatalım dedik. Olsaydı günlük 1,5 milyon varil Irak petrolü Türkiye üzerinden dünyaya akabilirdi. Katar gazını Suriye ya da Irak üzerinden Tükiye’ye ve Avrupa’ya götürelim diyoruz. Türkmen gazını Hazar geçişli olarak mutlaka bu tarafa getirelim. Suudi Arabistan-Ürdün-Suriye üzerinden elektrik iletim hattını Türkiye’ye getirelim. Yeni enerji mimarimizde daha çok bağlantısallık var yani. Sıfır karbonla enerji temini programımız var. Yeni enerji mimarisinde 6-8 milyon aracın 2035’de elektrikli olacağını düşünüyoruz. 2035’lerde elektrikleşen bir ulaştırmadan bahsediyoruz.

TÜRKİYE PETROLLERİ DIŞARIDA DAHA ETKİN OLACAK

Biz petrol ve doğal gazdan vazgeçiyor da değiliz. Günlük 2 milyon varil petrol ve doğal gaza ihtiyacımız var. Bu yerinde durmuyor, artıyor. Elektrikleşme ile bunu belki biraz azaltacağız, düşüreceğiz.

Biz yeni bir faza geçiyoruz. Berat Bey ile başlayan, aramalar yapan Türkiye’den; Milli Enerji ve Maden Politikası’nın 10’ncu yılında onun yeni fazına geçmiş oluyoruz. Artık Türkiye Petrolleri dışarıda daha etkin olacak. Onun için Somali’de varız, Libya’da enteresan şeyler duyacaksınız. Pakistan’da varız. Orta Asya’da, Türk cumhuriyetlerinde projelerimiz var. Türkiye Petrolleri olarak 1 milyon varil/gün hedefimiz var. Venezuela dahil projelere bakıyoruz.

AKDENİZDEN ASLA VAZGEÇMEYİZ

Akdeniz’den vazgeçmedik. Geçmişte 9 derin deniz sondajı yaptık. Karadeniz gazı gibi keşfimiz olmadı maalesef. Odağımız Karadeniz’de üretimi artırmak. Karadeniz’de o kadar büyük potansiyel var ki. Benim bütün mesaimi buraya ayırmam kadar doğal bir şey olamaz. Karadeniz’de yeni sondajlarımız var, bunlarla beraber yeni keşifler inşallah katmaya çalışıyoruz. Akdeniz’de aramadan vazgeçmiş değiliz. Yeni projede KKTC’ye bir doğal gaz boru hattı çalışması içindeyiz. BOTAŞ mühendislik çalışması yapıyor. İnşallah orada bulacağımız bir gazı daha sonra Türkiye’ye bir akışla sunabiliriz. Bu bağlantısallık en önemli mesele.

RUSLARLA SIKINTIMIZ YOK AMA PROJEDE BAZI SIKINTILAR VAR

Akkuyu’da Ruslarla hiçbir sıkıntımız yok ama Akkuyu’da projede bazı sıkıntılar var. Ekipman gecikmesi var, finansman sıkıntıları yaşandı ama onlar Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin başta olmak üzere, Rus devletinin konuya sahip çıkmasıyla aşıldı. 1. Ve 2. reaktör için finansman sağlandı. Aynı tarafta yürüyoruz Rusya ile. Sinop için de Rusların büyük bir iştahı var. Orada Çin, Güney Kore ve Kanada ile, alternatif ülke ve teknolojilerle ilgili çalışıyoruz.

ÇİN NADİR TOPRAK ELEMENLERİ İÇİN TEKNOLOJİ İHRACATINI YASAKLADI

Nadir toprak elementleri konusunda Çin’le çalışma yürüttük ama Çin stratejik anlamda teknolojinin ihracatını yasakladı. Biz de bu teknolojiyi zenginleştirmeye dönük teknoloji arayışımız devam ediyor. ABD’nin, Çin’in zaten kuvvetli pozisyonu var artık her alanda Çin’e bağımlılıktan çıkmayla ilgili yeni bir ittifak çalışması var. Türkiye’nin kritik madenler strateji belgesi hazırlığı var.  Yakın zamanda duyuracağız. Orada nadir toprak elementleri ile ilgili bir kurul oluşturup, ilgili bakanlıklar ve ilgili kurumların yer alacağı, Türkiye’nin kritik hammaddeleri ve bunların hangi kurum ve şirketlerle nihai ve ara ürüne dönüştürebileceğimizin yol haritasını ortaya koymayı hedefliyoruz.  

ŞAŞIRACAĞINIZ BİR ANLAŞMA ÜZERİNE ÇALIŞIYORUZ”

Suriye’de hem maden hem de petrol tarafında ortak çalışmalarımız var. Kuzeydoğu Suriye’de bazı sahalarla ilgilendiğimiz kendilerine ifade ettik.  Offshore’da son birkaç aydır Exxon, Chevron, BP, Shell ve Total ile iş birliği anlaşması imzaladık. BP ile yine bayağı şaşıracağınız bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz. İmza atılma aşamasına geldik. İtalya Eni şirketi var. Biz bir portföy yönetimi yapıyoruz. Kaynakları etkin tahsis etmeye gayret ediyoruz.

HÜRMÜZ’ÜN TÜRKİYE’YE MALİYETİ 600 MİLYAR TL

Hürmüz Boğazı açılıyor, saatler sonra kapanıyor. Bu krizin bize etkisi, petrol 100 dolar ortalamada devam ederse yıl sonuna kadar ilave 13.6 milyar dolar. 125 dolar olursa 24 milyar dolara çıkıyor. Bunlar ilave maliyet. Bir de bu işin vergi boyutu var. Hürmüz krizi nedeniyle yaklaşık 600 milyar TL eşel mobilden yıl sonuna kadar eksik vergi durumu var Hazine tarafında.

İSTANBUL’UN SIFIR ATIK VE ENERJİ VERİMLİLİĞİ MERKEZİ OLMASINI İSTİYORUZ

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Ve Cop31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise yaptığı açıklamada Sayın Bakanımız enerji alanında kritik dönemlerde kritik roller üstlenen bir bakanlığa liderlik ediyor. Gençler arasında en çok sempati duyulan bakanlarımızın başında geliyor. Gündeme dair değerlendirmeler yapmak istedik. Enerji verimliliği ve sıfır atık iki ayrılmaz başlık. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi himayeleri ve liderliğinde 5-7 Haziran’da Sıfır Atık Vakfı olarak gerçekleştireceğimiz Sıfır Atık Forumu’nda yol haritası ortaya çıkacak.” ifadelerini kullandı.

İstanbul’u dünyadaki sıfır atık ve enerji verimliliği konularının merkezi haline getirmek istediklerini açıklayan Ağırbaş, “Sayın Bakanımız bu konuda liderlik ediyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, enerji alanındaki liderliği Sayın Bakanımız üstleniyor. Biz de sosyal konularla alakalı çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz.  Somali’deki çalışmaları gördüm, ben de gurur duydum. Berat Bey’in da çalışmaları vardı, ben sizlere teşekkür ediyorum.” dedi.

 

Share.
Exit mobile version