Bakü’de gerçekleştirilen Dünya Şehircilik Forumu — WUF13 başarıyla sona erdi. Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kentsel gelişim alanındaki en saygın küresel platformlarından biri kabul edilen forum, dünyanın farklı ülkelerinden devlet temsilcilerini, şehir plancılarını, mimarları, uluslararası kuruluşları ve uzmanları bir araya getirdi. Günler boyunca sürdürülebilir şehirler, sosyal kapsayıcılık, iklim değişikliği, dijital dönüşüm ve geleceğin şehircilik modelleri etrafında önemli tartışmalar gerçekleştirildi. Forum, Azerbaycan’ın uluslararası organizasyon kapasitesini ve küresel şehircilik gündemindeki artan rolünü bir kez daha ortaya koydu.
WUF13 boyunca Azerbaycan yalnızca teknik imkanlarını ve organizasyon kabiliyetini sergilemedi. Aynı zamanda uluslararası topluma kendi şehircilik modelini, ulusal kalkınma vizyonunu ve insan merkezli şehirleşme yaklaşımını sundu. Son yıllarda gerçekleştirilen projeler gösteriyor ki Azerbaycan için şehircilik yalnızca altyapı inşası değil; milli kimliğin, kültürel mirasın ve toplumsal uyumun korunması anlamına geliyor.
Forum kapsamında en fazla dikkat çeken konulardan biri Karabağ ve Doğu Zengezur’da yürütülen yeniden yapılanma projeleri oldu. Özellikle Şuşa’da gerçekleştirilen şehircilik ve restorasyon çalışmaları, uluslararası uzmanlar tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Tarihi ve kültürel kimliği korunarak yeniden inşa edilen Şuşa, bugün yalnızca Azerbaycan için değil, Türk dünyası açısından da önemli bir kültür ve şehircilik modeli olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte Ağdam, Fuzuli ve Zengilan’da hayata geçirilen “akıllı şehir” ve “akıllı köy” projeleri; yeşil enerji, dijital yönetim, modern ulaşım altyapısı ve çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle dikkat çekiyor.

WUF13’te Türkiye heyetinin geniş ve üst düzey katılımı da özel önem taşıdı. Türkiye’den bakanlık temsilcileri, belediye başkanları, şehir planlamacıları, akademisyenler ve mimarlar forum çalışmalarında aktif şekilde yer aldı. Türk yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki şehircilik, mimarlık ve bölgesel kalkınma alanındaki stratejik iş birliğinin daha da güçlendiği vurgulandı.
Özellikle Karabağ’ın yeniden inşası sürecinde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki iş birliği, kardeşlik ilişkilerinin somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Türk şirketlerinin ve uzmanlarının Şuşa başta olmak üzere çeşitli bölgelerde yürütülen şehircilik projelerinde yer alması, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın şehircilik alanında da yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. Türkiye’nin deprem sonrası kentsel dönüşüm ve modern şehir planlaması konusundaki tecrübesi ile Azerbaycan’ın post-konflikt yeniden yapılanma modeli arasında oluşan sinerji, bölge açısından önemli bir örnek oluşturuyor.
Forum boyunca düzenlenen panel ve oturumlarda insan odaklı şehirleşme anlayışı ön plana çıktı. Çocuklar, yaşlılar, engelliler ve sosyal açıdan hassas gruplar için erişilebilir yaşam alanlarının oluşturulması, çağdaş şehircilik politikalarının temel unsurlarından biri olarak değerlendirildi. Bu yaklaşım, Azerbaycan’ın son yıllarda yürüttüğü şehircilik projelerinde de açık şekilde görülmektedir.
Bakü daha önce Formula 1 yarışları, uluslararası insani forumlar, Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi ve COP29 gibi önemli küresel etkinliklere başarıyla ev sahipliği yapmıştı. WUF13 ise bu süreçte farklı bir anlam taşıdı. Çünkü forum aracılığıyla Azerbaycan yalnızca uluslararası organizasyon merkezi olarak değil, aynı zamanda geleceğin şehirlerine dair kendi modelini ortaya koyan bir ülke olarak öne çıktı. Forum kapsamında ilk kez Liderler Zirvesi’nin düzenlenmesi ise etkinliğin tarihindeki en önemli gelişmelerden biri olarak değerlendirildi. Zirvede Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından verilen mesajlar, sürdürülebilir şehircilik, post-konflikt döneminde yeniden yapılanma, sosyal kapsayıcılık ve kültürel mirasın korunması açısından büyük önem taşıdı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in konuşmasında özellikle Karabağ ve Doğu Zengezur’da yürütülen yeniden inşa sürecinin yalnızca fiziksel kalkınma değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüm ve barışın güçlendirilmesi açısından stratejik bir model olduğu vurgulandı.
Forumun verdiği temel mesaj oldukça açıktı: Geleceğin şehirleri yalnızca teknoloji üzerine değil; kültür, insan odaklı yaklaşım, sosyal adalet ve tarihi mirasın korunması ilkeleri üzerine kurulmalıdır. Azerbaycan ise bugün bu küresel tartışmalarda artık yalnızca bir katılımcı değil, dünyaya kendi şehircilik vizyonunu sunan önemli ülkelerden biri haline gelmiştir.
KAYNAK: FERİT ŞAHBAZLI / EDİTOR.AZ











