Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının ikinci duruşması, altıncı gününde sanık savunmalarıyla devam etti. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından açıklama yapan mahkeme başkanı, önümüzdeki hafta sanık savunması alınmayacağını, sanıkların tutukluluk durumlarına ilişkin beyanlarının dinleneceğini belirtti. Duruşmanın dört gün süreceğini duyuran mahkeme başkanı, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğa ilişkin beyanlarının 3 Eylül Perşembe günü alınmasının beklendiğini kaydetti.
‘KİMSEYE RÜŞVET VERMEDİM’
Duruşmada ilk olarak tutuklu sanık Adem Soytekin’in ortağı tutuksuz sanık Erdal Tokmakçı savunma yaptı. İnşaat malzemeleri tedarik eden bir firmanın sahibi olduğunu belirten Tokmakçı, “Kimseye rüşvet vermedim.” dedi.
Bunun üzerine mahkeme başkanının yönelttiği “500 bin doları nereye verdiniz?” sorusuna yanıt veren sanık Tokmakçı, “Adem Soytekin’e teslim ettim. Onun nereye verdiğini bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.
Çapraz sorgu sırasında sanık Soytekin’in, “500 bin doları KİPTAŞ’a verdik mi?” şeklindeki sorusunu da yanıtlayan Tokmakçı, “Bahsi geçen parayı şirkete yüzde 34 ortak olmak için verdim. Paranın nereye verildiğini bilmiyorum.” diye konuştu.
‘BURADAN ÇIKARSAN BİR DAHA GİREMEZSİN’
Büyükçekmece’de yer alan Muscan İnşaat sahibi müşteki tutuksuz sanık Uğur Güngör ise savunmasında detaylı iddialarda bulundu. Rüşvet iddialarını reddeden Güngör, süreci şu sözlerle anlattı:
“2015-2016 yılları arasında Beylikdüzü’nde bulunan Gül İnşaat’a kat karşılığı iş yapmak için firma sahipleri Ali Gül, Zafer Gül ve Osman Gül, konut olarak gözüken yerleri dükkana çevirdi. Bu işin yapılabilmesi için firma sahiplerinin belediyeye rüşvet vermesi gerektiği belirtildi. Rüşvet parasının yarısını benden istediler, ben kabul etmedim. Rüşvet parası 15 milyon liraydı. Bir gün Zafer Gül ve dönemin Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık ile görüşme gerçekleştirdik. Çalık, benden 15 milyon lira rüşvet talep etti. Rüşvet vermeyi kabul etmedim. Bunun üzerine Çalık bana, ‘Buradan çıkarsan bir daha giremezsin.’ şeklinde tehdit içerikli sözler söyledi, aramızda tartışma çıktı.”
‘BAĞRIŞMALAR ESNASINDA İMAMOĞLU MAKAM ODASINDAN ÇIKIP GELDİ’
Bağrışmalar esnasında dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yan tarafta bulunan makam odasından çıkarak “Ne oluyor?” dediğini ve daha sonrasında oradan ayrıldığını iddia eden Güngör, “O dönemde Ekrem İmamoğlu rüşvet işlerini takip ediyordu. Ben, Zafer Gül ve Mehmet Murat Çalık’ın ısrarları üzerine senet vermeyi kabul ettim. Zafer Gül bu senetleri teslim aldı. Daha sonra, Davut Akay isimli şahıs, senetlerin dönemin Beylikdüzü Belediyesi CHP Meclis üyesi Fatih Keleş’te bulunduğunu belirtti ve ödemelerin Keleş’e yapılmasını söyledi. Zafer Gül, Davut Akay ve o dönemin avukatı Oğuzhan Güney ile birlikte Fatih Keleş’e ödeme yaptık. Kalan senetler için ise 13 daire verilmesi konusunda anlaştık.” dedi.
‘BEYLİKDÜZÜ VE BÜYÜKÇEKMECE KURTARILMIŞ BÖLGE GİBİDİR’
Savunmasının devamında söz konusu dairelerin Mehmet Murat Çalık’ın isteği üzerine Adem Soytekin’in Asoy İnşaat firmasına devredildiğini öne süren Güngör, ilerleyen süreçte Davut Akay’ın yönlendirmesiyle bu dairelerin Asoy İnşaat tarafından Gül İnşaat’a devredildiğini ve kendisinin dolandırıldığını iddia etti.
Beylikdüzü Belediyesi ve Gül İnşaat’ın birlikte hareket ettiğini savunan Güngör, şunları kaydetti:
“Davut Akay, Gül İnşaat’ın yaptığı inşaatların emlakçılığını yapıyordu. Beylikdüzü ve Büyükçekmece bölgesi kurtarılmış bölge gibidir. Beylikdüzü Belediyesi’ne ait arazi üzerinde Gül İnşaat’ın yapmış olduğu Vera isimli projede yapılan usulsüzlükler görülecektir. Rant yapısının sistemi anlaşılacaktır. O dönemki Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, düşük bir oranla araziyi Gül İnşaat’a verdi. Daha sonra yapılan dairelerin satış bedelleri düşük gösterildi. Resmi olarak belirtilmeyen tutarlar Gül İnşaat ile Ekrem İmamoğlu arasında paylaşıldı. İlk projeden sonra, projenin yanındaki arsanın ihalesi Gül İnşaat’a verildi. İnşaat bittikten sonra Gül İnşaat, belediye hissesine düşen daireleri uzun vadeli çeklerle satın aldı ve çok uzun süre borcunu ödemedi. Bu projeden 500 milyon lira civarında kazanç elde ettiler.”
‘İMAMOĞLU BEYLİKDÜZÜ BELEDİYE BAŞKANLIĞI DÖNEMİNDE ÇOK BÜYÜK SERVET SAHİBİ OLDU’
Ali Gül’ün Gül İnşaat’ın sahibi olduğunu ve Vera projesinde Ekrem İmamoğlu ile ortaklık yaptıklarını iddia eden Güngör, “İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde çok büyük servet sahibi oldu. İmamoğlu, Büyükçekmece ve Beylikdüzü Belediyelerinde rüşvetle iş yapmaktadır. İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde işleri Fatih Keleş, Adem Soytekin, Murat Çalık ve Tuncay Yılmaz üzerinden takip ederdi. Adem Soytekin, imarsız arsaları kendisine verir, daha sonra imara açar ve bu projelerden büyük gelir Ekrem İmamoğlu’yla paylaşılırdı.” ifadelerini kullandı.
Savunma sırasında sanık Mehmet Murat Çalık, sanık Güngör’e çeşitli sorular yöneltti. Sanığın bu sorulara karşılık Çalık’a soru yöneltmesi üzerine araya giren mahkeme başkanı, sanık Güngör’e, “Buradaki insanlar senin ifadelerinle tutuklu. Onlar soru sorma hakkına sahipler.” uyarısında bulundu.
Duruşmanın ilerleyen bölümlerinde sanık avukatı tarafından Uğur Güngör’e, daha önce sarf ettiği “Fatih Keleş, Ekrem İmamoğlu’nun kasasıdır.” şeklindeki ifadeleri soruldu. Sanık Güngör bu soruya, “Buradaki ifadelerim görgüye dayalı değil, çevremdeki duyuma dayalıdır.” yanıtını verdi.
Duruşmaya sanık savunmalarının ardından bir saat ara verildi.
KAYNAK: İHA

