Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen İTÜ COP31 Bilim Platformu Çalıştayı’nda akademisyenler ve öğrencilerle bir araya geldi. Çalıştayda bilimsel bilginin iklim politikalarına yön veren somut çıktılara dönüştürülmesi hedefi ele alındı.
COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, İstanbul Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen İTÜ COP31 Bilim Platformu Çalıştayı’na katılarak akademisyenler ve öğrencilerle bir araya geldi. Çalıştay, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecine bilimsel katkı sunmayı hedefleyen önemli bir platform olarak değerlendirildi.
Sıfır Atık Vakfı; Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Vakfın Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonu ve himayelerinde, COP31 sürecine yönelik temaslarını genişleterek sürdürüyor. Bu kapsamda İTÜ ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda, iklim değişikliğiyle mücadelede bilimin yön verici rolü ve disiplinler arası iş birliğinin önemi vurgulandı.
“TÜRKİYE’NİN İKLİM VİZYONU’NU ELE ALDIK”
Çalıştaya ilişkin değerlendirmede bulunan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türkiye’nin iklim vizyonunu bilimsel temeller üzerinde güçlendirmek için önemli adımlar attıklarını belirtti.
Ağırbaş, “COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonluğu yolculuğumuzda ülkemizin bilimsel gücünü merkeze alan adımlar atmaya devam ediyoruz. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen İTÜ COP31 Bilim Platformu Çalıştayı’nda kıymetli hocalarımız ve iklim elçisi gençlerimizle bir araya geldik. Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Hasan Mandal ile birlikte; teknolojiden politikaya, finanstan dijital iklim bilimlerine kadar geniş bir yelpazede ‘Türkiye’nin İklim Vizyonu’nu ele aldık” ifadelerini kullandı.

“İKLİM KRİZİ BİRLİKTE ÜRETME KÜLTÜRÜYLE KALICI ÇÖZÜMLERE ULAŞABİLİR”
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ise iklim krizinin ancak disiplinler arası bir “birlikte üretme” kültürüyle etki odaklı ve kalıcı çözümlere ulaşabileceğini belirtti. Mandal, İstanbul Teknik Üniversitesi olarak COP31’i bilimin politika üretim süreçlerine doğrudan katkı sunabileceği güçlü bir zemin olarak gördüklerini ifade ederek, İTÜ COP31 Bilim Platformu’nun farklı disiplinlerden akademisyenleri bir araya getirerek bilimsel bilgiyi kalıcı politikalara ve sürdürülebilir çözümlere dönüştürmeyi hedeflediğini söyledi.
SIFIR ATIK ENSTİTÜSÜ YENİ ARAŞTIRMACILARIN YETİŞMESİNE ÖNCÜLÜK EDECEK
Enerjiden kritik ham maddelere, dijital iklim bilimlerinden sürdürülebilir kalkınma politikalarına kadar geniş bir alanı kapsayan çalışmaların, üniversitenin akademik birikimi ile iklim politikalarının geleceğini buluşturmayı amaçladığını ifade eden Prof. Mandal, şu ifadeleri kullandı:
“Bu güçlü birlikteliği kurumsal bir yapıyla taçlandıracak stratejik bir adım olarak Sıfır Atık Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında üniversitemizde Sıfır Atık Enstitüsü’nü kuruyor; lisansüstü araştırmaların merkezinde yer alacak ve sürdürülebilir mimariyle tasarlanacak bu yapıyı, iklim ve sürdürülebilirlik alanında yeni araştırmacıların yetişmesine öncülük edeceğine inanıyoruz. Bu vesileyle; aramızda bulunarak sürece destek veren Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’a, değerli katkılarından ötürü Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyemiz ve UNEP/MAP CC/RAC Direktörü Prof. Dr. Levent Kuzu’ya, çalıştayın gerçekleşmesine emek veren tüm akademisyenlerimize ve öğrencilerimize teşekkürlerimi sunuyorum”.

FARKLI DİSİPLİNLERDEN ÇOK SAYIDA AKADEMİSYEN KATILDI
Çalıştaya farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyen katkı sunarken, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek COP31 sürecinde bilimsel bilginin politika üretim mekanizmalarına doğrudan katkı sağlamasının önemine dikkat çekildi. Bu sürecin aynı zamanda bilim temelli ve somut çıktılar üreten bir hazırlık dönemi olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, İTÜ’nün COP31’e bilimsel gündem kurucu bir aktör olarak katkı sunmayı hedeflediği ifade edildi.
Etkinlik kapsamında disiplinler arası ortak üretim modeliyle yapılandırılacak İTÜ COP31 Bilim Platformu’nun kuruluş süreci de başlatıldı. Platformun; öğretim üyelerinin mevcut araştırma gündemleriyle uyumlu katkı modelleri çerçevesinde İTÜ’nün güçlü bilimsel kapasitesini COP31 tematik başlıklarıyla eşleştirerek politika notları, teknik raporlar, karar destek çıktıları ve tematik çalışma grupları üretmesi amaçlanıyor. Ayrıca hazırlanacak politika notu, makale ve akademik çalışmaların hakem süreçlerinin ardından uluslararası akademik yayınlarda değerlendirilmesi planlanıyor.
GENÇLERİN SÜRECE AKTİF KATILIMININ ÖNEMİ VURGULANDI
Enerji, şehircilik, finans, sağlık, yapay zekâ, afet yönetimi, sosyal bilimler ve hukuk gibi farklı alanlardan akademisyenlerin katkısına açık olarak düzenlenen çalıştay, iklim değişikliğiyle mücadelede disiplinler arası iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Programda öğrencilerin yürüttüğü sürdürülebilirlik ve iklim çalışmaları da ele alınırken, gençlerin sürece aktif katılımının önemi vurgulandı.
SIFIR ATIK YAKLAŞIMININ AKADEMİK DÜNYAYA TAŞINMASI HEDEFLENİYOR
Sıfır Atık Vakfı, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonu ve himayelerinde yürütülen Sıfır Atık yaklaşımını bilimsel verilerle güçlendirerek akademik dünyaya taşımayı hedefliyor. Vakıf; üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası paydaşlarla geliştirdiği iş birlikleri aracılığıyla gençlerin bilinçlendirilmesini ve sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasını amaçlayan çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonluğu Ofisi de Antalya’da gerçekleştirilecek zirveye bilim dünyası başta olmak üzere devlet dışı aktörlerin geniş katılımını sağlamak üzere çalışmalarına devam ediyor.
İNSANLIĞIN ORTAK GELECEĞİNE YÖNELİK AHLAKİ BİR GÖREV
Doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü yaygınlaştırmayı yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda insanlığın ortak geleceğine yönelik ahlaki bir görev olarak gören Sıfır Atık Vakfı; kaynakların korunmasını, üretim ve tüketim alışkanlıklarının dönüşmesini ve sürdürülebilir bir gelecek için toplumsal bilincin güçlenmesini esas almaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca atık yönetimine ilişkin bir model değil; doğayı merkeze alan yeni bir kalkınma anlayışının temelini oluşturmaktadır.
Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31’e giden süreçte bilim dünyasından gençlere, kamu kurumlarından sivil topluma kadar tüm paydaşların ortak iradesiyle şekillenecek bu dönüşüm; daha adil, daha sürdürülebilir ve daha yaşanabilir bir dünya hedefinin en güçlü teminatıdır.









