Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanlarını 2011 yılında kaçırarak Esad rejimine teslim eden eski MİT mensubu Önder Sığırcıkoğlu hakkında hazırlanan iddianame, FETÖ’nün bir ihanetini daha deşifre etti. MİT’in Suriye operasyonları ile ilgili bilgileri Esad rejimine ve Ruslara satan Sığırcıkoğlu’nun, cezaevinden FETÖ’cü savcıların yol vermesiyle kaçtığı ortaya çıktı.
2011’DE SIZINTI BAŞLADI
Mart 2026’da MİT tarafından Suriye-Lübnan sınırında yakalanarak Türkiye’ye getirilen casus Önder Sığırcıkoğlu hakkındaki iddianame tamamlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan ve 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, Sığırcıkoğlu’nun 1993’te MİT’te göreve başladığı belirtildi. Sığırcıkoğlu’nun, 2011 yılında Hatay Antakya’da yaşayan aile dostu vasıtasıyla tanıştığı İ.D. ve W.A. üzerinden Esad rejimine bilgi aktarmaya başladığı belirtildi. Suriye’deki muhaliflerle ilgili ayrıntılı bilgileri rejime aktaran Sığırcıkoğlu’nun, ÖSO komutanlarından Yarbay Hüseyin Hormoush ve Binbaşı Mustafa Kassoum’u 2011’de Hatay’dan kaçırarak Suriye rejimine teslim ettiği vurgulandı.
ESAD’IN GENERALİNE TESLİM ETMİŞ
Daha sonradan rejim tarafından işkence edilerek öldürülen Hormoush’un teslim edilme süreci iddianamede şöyle anlatıldı:
“Hormoush ve Kassoum’un Suriye’ye teslimi sırasında, Lazkiye/Es Semra Karakolu’nda Suriye Güvenlik İşlerinden Sorumlu eski Bakan Yardımcısı Muhammed Nasif Hayırbek’in Özel Kalemi’nden Tuğgeneral Fahri El Milkil, Genel İstihbarat Sorumlusu Semir Cuma ve diğer üst düzey yetkililer hazır bulunmuşlar, bu şahısların teslimatı karşılığında Erdoğan Aykan Kit ve Mete Aslan’a 200 bin ABD Doları, Önder Sığırcıkoğlu’na ise 25 bin ABD Doları verilmiştir.”
FETÖ’CÜ SAVCILAR DOSYAYLA OYNADI, NAKİL SIRASINDA KAÇTI
İddianamede, casusluk faaliyetleri dolayısıyla 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Sığırcıkoğlu’nun cezaevinden firar süreci ve FETÖ’nün bu firardaki rolüne işaret edildi:
“Sığırcıkoğlu Adana’da 21 ay, Osmaniye’de 11 ay kalmıştır. Daha sonra 2014 yılında ilamatların sisteme eksik girilmesi nedeniyle cezası 10 yıl olarak görülmüş olup (20 yıl hapis cezası almıştı), cezasının 5’te 1’ini doldurduğu düşünülerek Osmaniye Açık Cezaevi’ne nakledilmiştir. Önder Sığırcıkoğlu’nun iddianamesi, 2014 yılında MİT TIR’ları davasında da yer alan FETÖ mensubu savcı Özcan Şişman tarafından düzenlenmiş, Sığırcıkoğlu’na ilişkin sisteme eksik girilen müddetnameler ise FETÖ mensubu infaz savcısı Yunus Baki tarafından imzalanmıştır. Daha sonra Osmaniye Cezaevi’ne naklinin çıkmasını müteakip, kendisine verilen 10 saatlik yol iznini fırsat bilerek firar etmiştir.”
İHANET ETTİ, MÜDÜR YAPILDI
Sığırcıkoğlu’nun, sığınma talebiyle “Vatanım” dediği Suriye’ye kaçtığı, Lazkiye’de bu ülke istihbaratı tarafından karşılanıp koruma altına alındığı ifade edildi. 2014-2024 yılları arasında rejimin istihbarat birimlerine Türkiye hakkında bilgiler veren Sığırcıkoğlu’nun, o dönem görevde olan MİT’in Adana ve Hatay Bölge başkanlıklarında çalışan bazı personeli deşifre ettiği ifade edildi. İddianameye giren beyanlarda da Suriye vatandaşlığı alan Sığırcıkoğlu’nun istihbarat biriminde müdür olarak çalıştığı, kendisine araç, silah, koruma ve ev verildiği, maaş bağlandığı ifade edildi. Hatta Suriye istihbaratında Sığırcıkoğlu’na “Jaws” denildiği aktarıldı.
HMEYMİM’DEN RUSYA’YA GEÇTİ
Casus Önder Sığırcıkoğlu’nun Rus istihbaratı ile bağlantısı, iddianamede şöyle anlatıldı:
“Yakın akrabası olan B.D. aracılığıyla Rusya Federasyonu İstihbarat Servisi ile temas kurmuş olup, ilgililerin isteği doğrultusunda MİT’in yönetim şemasını içeren bir özgeçmiş hazırlamıştır. Daha sonra rejimin düşmesi ile birlikte Lübnan’a, bilahare Lazkiye’de bulunan Rusya’ya ait Hmeymim Askerî Üssü’nden sahte kimlik ile Rusya Federasyonu’na kaçmıştır.”
BÜTÜN MUHALİFLERİ İSİM İSİM VERMİŞ
İddianameye Sığırcıkoğlu’nun yabancı basına verdiği röportajlar da girdi. Sığırcıkoğlu, röportajlarında Suriyeli muhaliflerle ilgili bilgileri nasıl servis ettiğini şöyle anlattı:
“Suriye ordusundan ayrılacak 10 subayın listesini Hormoush’tan aldım. Listeyi emekli Albay Fahri Mekhal aracılığıyla Suriye yönetimine gönderdim. Muhammed Nadir Zahter (Hama asıllı muhalif aşiret lideri) binlerce kişiyle İskenderun’a kaçmıştı. Zahter’le yaptığım sorgunun bazı bölümlerinin ses ve görüntü kayıtlarını Suriye’ye yolladım. Zahter denilen şahsı öldürmek ya da kaçırmak için Suriye’den karar beklediğimi söyledim. Cevap gelmedi. Bir süre sonra Zahter, benim konuştuğum lehçeden Suriye sahili kökenli olduğumu anladı ve Lübnan’a kaçtı.”
KAYNAK: YENİ ŞAFAK GAZETESİ











