Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara ziyareti sırasında ıslanmasın diye Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye şemsiye tutması, şemsiyenin Türkiye’nin barış diplomasisinin sembolü haline getirdi.
Zelenskiy’i karşılama fotoğrafı, medyada gündem oldu; şemsiye üzerinden dünya sistemi ve Türkiye’nin bağımsız dış politikası tartışılmaktadır.
Her şeyden önce belirtmeliyim ki Erdoğan’ın Zelenskiy’i şemsiyeyle karşılama fotoğrafı ilk ve tek değil.. Erdoğan’ın daha önce çekilmiş, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ile de şemsiyeli karşılama (13 Mar 2015) fotoğrafı var..
Bir de Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı havalimanında karşılarken (12 Şubat 2025) çekilmiş, Erdoğan’ın Subianto’ya şemsiye tutması var.. Mutlaka başka fotoğraflar da vardır. Araştırmak lazım.
Uluslararası ilişkilerde şemsiyeyi fenomen haline getirmeye bu üç fotoğraf bile yeter. Peki şemsiyenin anlam ve önemi var mı? Elbette var. Bu fotoğraflar, Türkiye’nin barış şemsiyesi ile sembolleşen dış politikasına gönderme yapmaktadır.
Zelenski’nin Ankara ziyaretinin zamanlaması kritikti. Washington, Ukrayna-Rusya savaşını bitirmek amacıyla Riyad’da yapılacak görüşmeye Zelenski’yi de davet etmişti;
ABD ve Rusya, yeni dönemin Almanya’sı olan Ukrayna’yı paylaşırken bir takım dayatmalarla susturacakları Zelenski, Riyad’a değil, Ankara’ya geldi. Çünkü Ukrayna, ABD ile AB ülkelerine itimat edip yerle bir oldu; yeni bir arayışa geçti..
Riyad’da ABD ve Rusya dışişleri bakanları, barış masasının kurulması gerektiğini konuşuyordu. Washington ve Moskova, savaşın ana nedeninin Ukrayna’nın NATO üyeliği olduğu gerçeğinden hareketle savaşa son vermeye çalışıyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce de birçok kez “Ukrayna NATO üyeliğini hak etti” açıklaması yapmıştı.
Zelenski’nin “Herkes Putin’in savaşa dönmeyeceğine eminse, madem savaşı bitiriyorsak, neden biz Ukrayna’ya kuvvetlerin yerleşmesinden çekinelim. Bu nedenle güçlü ordulara sahip güçlü ülkelerin, Türkiye de dahil, güvenlik garantilerinin bu boyutunu da sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile konuştuk” (Hürriyet, 19.2.2025) sözleri Ankara’nın oyun kuruculuğunu ifade ediyordu. Muhalefet Zelenski’nin açıklamasında uluslararası barış gücü anlamında kullandığı “kuvvetler” kelimesinin “Türk ordusu” anlamına geldiği yorumunu yaparak eleştirdi. “Zelenski’nin Erdoğan’dan asker talebi”nde bulunduğunu savundular (Cumhuriyet, 25.2.2025). Oysa Zelenski’nin Ankara ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump’ın Zelenski’yi bütün dünyanın gözleri önünde Beyaz Saray’dan kovulmasıyla neticelenen görüşmeden bir hafta önceydi.
Fotoğrafın bütününe bakınca olay anlaşılırdı: ABD Suriye işgalinde, Irak’taki Avrupalı koalisyon güçlerinin desteğini alamadı, yalnız kaldı. Doğu Akdeniz’e inme hayali kuran Rusya, iki kıyı şehrinde üs kurma karşılığında ABD işgaline destek verdi. Baştan Kırım’ı işgal ederek Ukrayna’nın Karadeniz’e kıyısı olan şehirlerini topraklarına katmaya başladı. ABD ve AB ülkeleri, Ukrayna’ya silah desteğinde bulundu ve NATO’ya alma sözü verdi. Ne var ki belli bir silah desteğinden sonra ABD Ukrayna’yı Rusya’yla bölüşme planını devreye aldı. Destek olarak verdiği silahlara karşılık Ukrayna’dan değerli madenlerini istedi. NATO artık ABD’nin silah pazarlama şirketiydi; terör, işgal ve savaşlar da pazarlama stratejisi.
Beyaz Saray davetinde Zelenski Trump’la İngiltere ve Fransa’nın politik ağzıyla konuşunca; ev sahibini oldukça öfkelendirdi. Oysa Trump göreve geldiğinden beri ABD’nin menfaatlerinden başka hiçbir şey düşünmüyor ve konuşmuyordu.
Üstelik o, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le sağlıklı ilişkiler kurmanın en büyük rakibi Çin’i yalnızlaştıracağını ve bunun kısa ve uzun vadede ABD lehine olacağını değerlendiriyordu. Trump’ın aksine AB ve İngiltere kendilerine en büyük tehdit olarak Rusya’yı görüyordu. İşte bu noktada ABD ile AB’nin politikaları ayrışıyor, araları gittikçe açılıyordu. ABD ile arası açılan İngiltere ve AB ülkeleri güvenlik arayışına girdi.
Türkiye, Avrupa, Asya, Ortadoğu ve Afrika’da yürütülen bu ölümcül rekabette barış diplomasisiyle dengeler kurarak bağımsız davranıyor; Türkiye’nin şemsiyesi sözkonusu barış diplomasisinin sembolü olmuştur artık.
Genel olarak Asya’da İslam ülkelerini ve Türki cumhuriyetleri şemsiyesi altına toplamaya çalışan, Rusya ve İran’la belli oranda denge politikası yürüten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD-AB çelişmesinden yararlanmaya çalışıyor.
Ülkemiz ve devlet adamlarımız, Ukrayna, Afganistan, İran, Irak, Libya, Suriye ve Filistin’de emniyet, barış ve adalet diplomasisi yürütmeseydi, dünya güçleri bu ülkeleri çoktan aralarında paylaşmış olacaklardı. Türkiye, mazlum ve mağdur ülkeleri barış diplomasisiyle şemsiyesi altında toplayıp koruyor. ABD, işgal faturalarını ödemeye yanaşmayınca Afganistan, Irak, Suriye, Libya devlet başkanlarını da Beyaz Saray’dan kovabilir..
Mustafa Yürekli / Haber7